İnternet yoluyla işlenen suçlara baktığımız zaman internet ortamında işlenen en yaygın suç olarak hakaret suçu ön plana çıkmaktadır. Bilindiği gibi sosyal medya sitelerine ilgi 2003’lü yıllardan itibaren artarak devam etmiş ve günümüzde hemen hemen herkesin bir sosyal medya hesabının olduğu tahmin edilmektedir. Hatta günümüzde bir kişinin pek çok sosyal medya hesabı dahi bulunabilmektedir. Bu konuda özellikle üzerinde durulması gereken ise sahte hesaplardır. Bir kişinin diğer bir kişi adına sahte hesap açması durumu oldukça yaygınlaşmaya başlamıştır ve bu da özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaktadır. Ayrıca internet ortamında bir başkasının resmini kopyalayıp sahte bir hesap açılması da yine özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaktadır.

Bu konumuzda özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu değil, hakaret suçunu inceleyeceğimiz için konuya kısa bir giriş yapalım istedik.

İnternet ortamında bireyler en çok sosyal medya üzerinden birbirlerine hakaret etmektedir. Özellikle birbirini tanımayan kişiler, internet ortamında sebepli veya sebepsiz yere birbirlerine birtakım hakaretlerde bulunabilmektedir. Fakat bu kişilerin birbirlerine hakaret ederken dikkat etmesi gereken önemli hususlar vardır. Çünkü TCK’ya göre suç olmasının yanında bu kişiden manevi tazminat istenebilmesi de mümkün hale gelebilmektedir. Çünkü kişinin manevi değerlerine bir saldırı söz konusudur ve bunun tazmini gerekir.

Dilerseniz öncelikle Türk Ceza Kanununda yer alan hakaret suçunu sizler için inceleyelim.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde yer alan ve “Hakaret” suçu olarak tanımlanan madde aynen şu şekildedir;

(1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

Maddenin ilk fıkrasını incelediğimiz zaman hakaret suçunun bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte bir söylenişte bulunulması bu suçun oluşumu için yeterli sayılmıştır.

Bu suç internet ortamında işlenmesine rağmen suç değerini koruyacaktır.

Çünkü bu kişiler aynı yerde bulunmasalar bile bu suçu işledikleri vakit suçun diğer unsurları da var ise bu suçun oluştuğu söylenebilecektir.

Maddenin 2. fıkrasında da açıkça işaret edildiği gibi huzurda işlenmesi yani bir bilişim aracı kullanılarak o kişiye hakaret içeren bir cümlenin aktarılması durumunda bu suçun oluştuğu kabul edilmektedir ve cezası 1. fıkrada belirtildiği gibi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedileceği açık bir şekilde belirtilmiştir.

Bir kimsenin etmiş olduğu hakaretin delil olarak kullanılabilmesi için günümüzde ekran görüntüsü alınması gerekmektedir. Fakat ekran görüntülerinde oynama yapılabilmesi ihtimaline karşılık hakaret içeren o mesajın silinmemiş örneği ile birlikte hukuksal yola başvurmak daha doğru olacaktır. Örneğin ekran görüntüsü almak yerine size yollanan mesajı video kaydı yapmak veya hakarete uğrayan kişinin telefonunu (veya facebook hesabının şifresini, kullanıcı adını vb.) mahkemeye delil olarak göstermesi delil niteliğini daha da arttırabilir. Fakat bu kendi görüşümüzdür, bu konunun iyice araştırılması ve hiç bir ihtimale yer verilmeksizin delil niteliğini taşıyabilecek kanıtlarla birlikte sunulması gerekir.

Hakaret suçu şikayete bağlı bir suç olduğundan dolayı mağdurun bir dilekçe ile soruşturma ve kovuşturma yapılmasını istemesi gereklidir. Mahkeme her zaman CMK’ya hakim olan ilkelerden birisi olan maddi gerçeğin araştırılması ilkesi prensibi altında değerlendirme yapacaktır. Yani her ne kadar şikayete bağlı bir suç olsa da mahkemeye sunulan delilleri mahkeme serbestçe değerlendirir ve gerektiği yerlerde bilirkişi incelemeleri ve buna benzer çeşitli araştırmalar yaptırabilir.

Eğer hukuk davası açılması düşünülüyorsa ve zararın tazmin edilmesi gerekiyorsa bu durumda dava alanında uzman bir avukata danışarak işlemlerinizi hızlı bir şekilde tamamlayabilirsiniz.

İnternet Üzerinden Hakaret Suçu ve Cezası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Telefon Etmek için Tıklayabilirsiniz